Onkoloji

Kanser Tedavi Yöntemleri

Cerrahi, uzun yıllardır kanseri tedavi etmek için kullanılan bir yöntemdir. Cerrahi aynı zamanda kanserin teşhisinde ve ne kadar yayıldığını öğrenme aşamasında da önemli bir rol oynar. Cerrahi tekniklerdeki yeni gelişmeler ameliyat ile tedavi olmak isteyen kişilerin sayısında artışa neden oluyor. Cerrah, vücudu keserek operasyon yaptığında o işleme invazif cerrahi denir. Artık tümör normal dokuya zarar verilmeden, daha az kesi içeren işlemler ile çıkarılıyor. Cerrahi, pek çok kanser türünün tedavisinde özellikle vücudun başka bölgelerine yayılmamış olanlar için büyük bir şans sunar.

Kemoterapi, güçlü ilaçların kanseri tedavi etmek için kullanılmasıdır. Kemoterapi ilaçlarının birçok araştırmada kanser hücrelerini öldürmeye yardımcı olduğu kanıtlanmıştır. Bugün kullanılan 100'den fazla kemoterapi ilacı vardır. Doktorlar kanserin türüne ve evresine göre hangi ilacın kullanılacağını seçerler. Kemoterapi farklı nedenlerle kullanılabilir:
Kanserin yayılmasını durdurur,
Kanserin büyümesini yavaşlatır,
Vücudun diğer bölgelerine yayılabilecek kanser hücrelerini öldürür,
Kanserin neden olduğu ağrı ve tıkanıklık gibi semptomları rahatlatır,
Kanseri tedavi eder.

Radyasyon tedavisi, kanser ve diğer problemleri tedavi etmek için radyasyonunun kullanımıdır. Radyasyonun farklı türleri vardır; x-ray buna bir örnektir. X-ray gibi bir radyasyon türünün çok daha yüksek dozlardaki hali bazı kanser türlerinin tedavilerinde kullanılır. Özel teknolojilerle kanser hücrelerine ya da tümöre yüksek dozlarda radyasyon yollanır. Radyasyon tümörün yakınlarındaki normal hücreleri de etkiler ama normal hücreler kendilerini onarabilirken kanser hücreleri onaramazlar.
 
Hedeflenmiş tedavi, araştırmacılar kansere neden olan hücreleri değiştiren gen hakkında daha fazla şey öğrendikçe bu değişiklikleri tedavi edecek ilaçları geliştirebilmeleri de mümkün olmuştur. Bu ilaçlarla yapılan tedaviye genellikle hedeflenmiş tedavi denir. Hedeflenmiş tedavi kanserin büyümesini ve yayılmasını engellemek için kullanılır.
Normal hücreler kanserli hücreler haline gelirken karsinogenez adlı bir süreçten geçerler. Bu sürecin bir parçası olan moleküller ve bu sürecin devam edeceğini gösteren sinyaller hakkında artık daha fazla şey biliniyor. Hedeflenmiş tedavi bu süreci bozar. İlaçlar, direk olarak hücrenin kanserin büyümesini ve gelişmesine neden olan kısmını hedef alır.

Biyolojik terapi ya da biyoterapi de denilen immünoterapi, bağışıklık sisteminin bazı parçalarını kanser gibi hastalıklarla savaşması için kullanan bir tedavi yöntemidir. Bu iki şekilde işler:
Kanser hücrelerine saldırmasını sağlamak için kendi bağışıklık sisteminizi daha fazla ve akıllıca çalışması için uyarmak
Dışarıdan bağışıklık sistemine özel proteinler gibi bileşenleri kişiye vermek
İmmünoterapi geniş yelpazede farklı yollarla çalışır. Bazıları genel anlamda bağışıklık sistemini güçlendirirken bazıları bağışıklık sistemini kanser hücrelerine saldırması için eğitir.

Hipertermi, vücut sıcaklığının normalden daha fazla olması demektir. Ama aynı zamanda tıbbi amaçlarla ateşin dikkatlice kontrol edilmesi olan ısı tedavisi anlamına da gelir. Vücuttaki hücreler normalden daha yüksek sıcaklıklara maruz kaldıklarında hücrelerin içinde bazı değişiklikler meydana gelir. Daha yüksek sıcaklıkların hücrede radyasyon terapisi ya da kemoterapi gibi diğer tedavilerin etkilerine benzer etkileri olur. Çok yüksek sıcaklıklar kanser hücrelerini öldürebilir ama aynı zamanda normal hücre ve dokuları da yaralayabilir veya öldürebilir. Bundan dolayı hipertermi muhakkak deneyimli doktorlar tarafından çok dikkatlice kontrol edilmelidir.

Kök hücreler, genellikle yeni kan hücreleri yapmak için bölünebilecekleri kemik iliğinde yaşarlar. Kök hücre nakli, kemoterapi ya da radyasyon gibi bir durumla kemik iliği yok edildiğinde kök hücreleri geri getirmek için kullanılır. Kök hücre kaynağına bağlı olarak bu prosedüre kemik iliği nakli, periferik kan kök hücre nakli ya da kordon kanı nakli de denebilir.

Kök hücreler 3 ana kan hücre tipini yapabilirler; kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositler. Bu hücrelerin kendi görevlerini yerine getirebilmeleri için kanda hepsinden yeterli sayıda olmalıdır. Lösemi, aplastik anemi, bazı kalıtsal kan hastalıkları ve bağışıklık sisteminin hastalıkları gibi bazı hastalıklarda kemik iliğindeki kök hücreler davranmaları gerektiği gibi davranmazlar. Hasarlı veya hastalıklı kök hücreler, çok az kan hücresi veya bağışıklık hücresi ya da çok fazla anormal hücre yaparlar. Bu problemler vücudun yeterli kırmızı kan hücresi, beyaz kan hücresi ya da trombosit sahibi olmamasına neden olur. Kök hücre nakli bu sorunları düzeltmeye yardımcı olabilir.

Fotodinamik tedavi, fotosensitize edici ajanlar denilen özel ilaçları ve kanser hücrelerini öldüren lazer ışığını kullanır. İlaçlar bu ışıklar tarafından aktif edildikten sonra çalışırlar. Vücudun tedavi edilen kısmına bağlı olarak fotosensitize edici ajanlar ya damar yoluyla ya da deriden kan dolaşımına koyulur. Zaman içinde ilaç, kanser hücreleri tarafından emilir. Daha sonra lazer ışığı, tedavi edilecek bölgeye tatbik edilir. Işık, ilaçların hücreleri öldüren kısmı ile reaksiyon vermesine neden olur. Ayrıca kanser hücrelerini besleyen kan damarlarını tahrip ederek ve kansere saldırması için bağışıklığı uyararak yardımcı olur.

Kan transfüzyon- kanın ya da bir bölümünün intravenöz hattı üzerinden damara verilmesidir. Kan ve kan ürünlerinin transfüzyonu kişinin kanaması olduğunda ve vücudu yeterli kanı yapamadığında geçici olarak kanın değiştirilmesidir. Kan genelde donör denilen başka bir kişiden gelir. Kanserden dolayı insanlara kan transfüzyonu gerekebilir. Örneğin:
Bazı kanserler (özellikle sindirim sistemi kanserleri) anemiye yol açan iç kanamaya neden olabilir.
Lösemi gibi kemik iliğinde başlayan ya da başka yerlerden kemik iliğine sıçrayan kanserler normal kan yapan hücreleri dışarıya iteleyerek düşük kan sayımlarına yol açar.

Kanser ayrıca böbrek ve dalak gibi organları etkileyerek düşük kan sayımlarına da yol açabilir.
Kanseri tedavi etmek için yapılan cerrahi kan kaybına yol açabilir
Kemoterapi ilaçlarının çoğu kemik iliğini etkiler. Bu da genellikle düşük kan hücre sayımlarına yol açar.

CİHAZLAR VE YÖNTEMLER
Kanserde yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemleri cerrahi, radyoterapi ve kemoterapidir. Daha az sıklıkla hormon tedavileri, biyolojik tedavi yöntemleri ve hedefe yönelik tedaviler kullanılır.

Bu tedavi yöntemleri tek başına veya birlikte uygulanmaktadır.

İlk uygulanan tedavi genellikle birinci basamak tedavi olarak bilinmektedir.

Birinci basamak tedavinin arkasından verilen tedavi adjuvan tedavi olarak adlandırılır. Cerrahi tedaviden sonra uygulanan kemoterapi adjuvan tedavidir. İlk basamak tedaviden önce uygulanan tedavide neoadjuvan tedavidir.

Örneğin cerrahi tedavi öncesi uygulanan hormonoterapi neoadjuvan tedavidir.

Pek çok deneysel tedavi yöntemi klinik çalışmalarla test edilmektedir.

Kanser tedavisi giderek daha çok özel uzmanlık gerektirir hale gelmektedir, tedavi genellikle medikal onkoloji uzmanı tarafından yönlendirilen bir ekiple yürütülmektedir.

Tedaviye başlamadan önce tedavinin hedeflerini, ne kadar süreceğini ve potansiyel yan etkilerini bilmek isteyeceksiniz.
Kanser tedavisinde önemli bir noktada hastalar ve hasta yakınlarının, doktorları ve onların önerdikleri tedavi konusunda kendilerini rahat hissetmeleridir.
Bazen tedaviniz konusunda ikinci bir görüş almak isteyebilirsiniz.
  • Kanser Tedavisinde Radyasyon
  • Kemoterapi
  • Cerrahi Tedavi
  • Hormonal Tedavi
  • Biyolojik Tedavi
  • Alternatif  Tedavi Yöntemleri
  • Evreleme

Kanserli hastaların tanı, tedavi ve tedavi sonrası izlemleri başta bilim dalı öğretim üye ve görevlileri olmak üzere uzman doktor ve asistanlara tarafından gerçekleştirilmektedir.

Temel Onkoloji Anabilim Dalı'nda, kanser ve immün sistemi etkileyen bazı hastalıkların tanı ve tedavisine yönelik laboratuvar hizmetleri verilmektedir. Bu kapsamda immün fenotiplendirme (akım sitometri), sitogenetik ve floresan in situ hibridizasyon (FISH), doku tiplendirme, immünoloji ve kriyoprezervasyon yöntemleri uzman ekip tarafından gerçekleştirilmektedir.

Hematolojik kanserlerde, bağışıklık hücrelerinin sayısal, fiziksel ve fonksiyonel özelliklerinin etkilendiği hastalıkların değerlendirilmesinde akım sitometri yönteminden yararlanılmaktadır. Bu yöntemde hücrelerin yüzeyinde bulunan moleküllerin varlığı ve düzeyindeki değişim analiz edilmektedir. Lösemi ve lenfoma tanı ve alt-tiplerinin belirlenmesi (immünfenotipleme), çeşitli bağışıklık sistemi hastalıklarında (AIDS, mikozis fungoides vb.) lenfosit alt gruplarının tayini ve hücre döngüsü-DNA analizleri gerçekleştirilmektedir.
 
Hematolojik kanserlerin tanı ve sınıflaması akım sitometri, sitogenetik ve FISH yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Aynı zamanda, mikozis fungoides, AIDS ve immün hücre düzeylerinin değişimine neden olan diğer immünolojik hastalıkların laboratuvar testleri de akım sitometri yöntemi ile yapılmaktadır. Doku tiplendirme birimimizde kemik iliği nakil (transplantasyon) hastaları için uygun verici olabilecek bireylerin genetik analizi için PCR-SSP ve PCR-SSO yöntemleri kullanılmaktadır. Bu bireylerden veya hastalardan toplanan periferik kan kök hücrelerinin (aferez ürünlerinin) -196°C'ye kademeli olarak dondurulması ve sıvı azot buhar fazında saklanması işlemi (kriyoprezervasyon) gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, kriyofibrinojen ve kriyoglobülin tayinleri de Temel Onkoloji Anabilim Dalı'nın verdiği hizmetler arasında yer alır.
 
Tanı hizmetlerinden faydalanacak hastalar veya bu hastalardan alınan örnekler poliklinik ve servis doktorları tarafından Anabilim Dalı'na yönlendirilmektedir. Temel Onkoloji Anabilim Dalı tarafından verilen tanı hizmetlerinden yılda ortalama 3000 hasta yararlanmaktadır.
Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı bir Lineer Hızlandırıcı cihazı, bir Co 60 cihazı, bir HDR Brakiterapi cihazı, bir yüzeysel tedavi cihazı, bir bilgisayarlı tedavi planama ünitesi ve bir bilgisayarlı tomografili Simülatör cihazı ile hasta tedavisine başlamış ve günümüze kadar aralıksız olarak hizmet vermiştir. Radyoterapi kanser tedavisinde kullanılan başlıca tedavi yöntemlerinden biridir. Modern kanser tedavisinde hastanın hem kaliteli yaşaması, hem de uzun sağkalımı hedeflenir, bu amaca ulaşmada her aşamada radyoterapi rol alır. Radyoterapi teknolojik gelişmelerin en hızlı olduğu ve kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Özellikle son 15 yıldır ülkemizdeki Radyasyon Onkolojisi Merkezlerinin sayısı, kalitesi ve donanımı hızla artmaktadır. Anabilim Dalı Türkiye ‘deki modern radyoterapi cihazlarına sahip sayılı merkezlerden biridir. Ayrıca Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi' nin birçok anabilim dalıyla birlikte çalışmakta ve ortak tümör konseyleri yapılmaktadır. Bununla birlikte bölgedeki tek modern donanımlı merkez olmamız nedeniyle hem Antalya ili ve ilçelerindeki hem de komşu il ve ilçelerdeki kanserli hastalara radyoterapi tedavisi hizmeti sunulmaktadır. Anabilim Dalı her geçen yıl artan hasta sayısı nedeniyle son iki yıldır sabah 08:30 – akşam 23:00 saatleri arasında hasta tedavi etmektedir.
 
Ölümümüzde eksternal (dışarıdan) tedavi ve brakiterapi (tümör veya ilgili organ içerisinden) olanakları bulunmaktadır. Eksternal tedaviler için toplam 5 cihaz kullanılmaktadır. Bunlardan dördü yeni teknoloji Lineer Hızlandırıcı cihazları olup, 6 MV ve 18 MV düzeyinde X-ışınları ve 6 ayrı kademede elektron demetleri üretebilmektedir. Böylece derin ve yüzeyel tümörlerin tedavisi mümkün olmaktadır. Bu cihazlardan Cyberknife® ve Novalis® ile stereotaktik radyoterapi ya da radyocerrahi olarak adlandırılan odaksal ışınlama yapılabilir.
 
Brakiterapide ise ayaktan tedavi olanağı veren yüksek doz hızlı cihazımız bulunmaktadır. Bu cihazla başta jinekolojik tümörler ve akciğer tümörleri olmak üzere birçok tümöre yakın mesafeden ışınlama yolu ile yüksek radyasyon dozu emniyetli bir şekilde verilebilmektedir.
 
Bölümümüzde ayrıca, hastaların tedavi alanlarının belirlenmesinde kullanılan 2 adet simülatör (Konvansiyonel simülatör ve BT simülatör) ve bir adet C-kollu X-ışını cihazı bulunmaktadır.
 
Bölümümüzde tedavilerimizi sağlıklı ve ayrıntılı bir şekilde planladığımız gelişmiş, üç boyutlu planlama ve YART (Yoğunluk ayarlı radyoterapi, ‘IMRT') yapma özelliğinde 3 adet bilgisayarlı tedavi planlama cihazı bulunmaktadır. Accuray Cyberknife® ve Novalis® cihazlarının ise kendine özgü planlama sistemleri olup, solunum ve tümör takibi dahil her türlü modern planlamayı yapabilecek donanımdadır. Yüksek kalitede bir tedavi için gerekli olan kapsamlı, teknik alt yapı ve ağ (network) sistemi Anabilim Dalımızın donanımını tamamlamaktadır.
 
Cyberknife® Robotik Kollu/Robotik Masalı Lineer Hızlandırıcı
 
Cyberknife® robotik kollu lineer hızlandırıcıya ve robotik masaya sahip bir radyocerrahi sistemidir. Robotik sistem üzerinde 6 MV lineer hızlandırıcı taşımaktadır. Diğer lineer hızlandırıcılardan farklı olarak kolimatör sistemi konus şeklindedir. Tedavi masası robotik olup kumanda odasından hareket ettirilebilmektedir. CyRISTM Multiplan planlama sistemi ürün ailesinin en son üyesi olup doz optimizasyon teknolojisinin en son özelliklerini barındırmaktadır. Bu planlama sistemi tek eş merkezli olan veya olmayan ileri ve ters planlama algoritmasını kullanabilmektedir. Synchrony™ sistemi ile solunuma bağlı olan tümör pozisyonundaki değişimin ışınlama sırasında ıskalama gibi problemleri engellemek için Cyberknife® hasta ile beraber nefes alıp verme hareketini bu teknoloji sayesinde yapmaktadır. Dünyada sayılı merkezlerde bulunan Cyberknife® kendine has teknolojisiyle tektir.
 
Novalis Lineer Hızlandırıcı
Beyin tümörlerine yönelik tasarlanan bu cihaz ile, masa ve lineer hızlandırıcı özellikleri ile diğer tümör çeşitleri için de tedavi mümkün kılınmıştır. Novalis® mikro-MLC sistemine sahiptir. Bu sayede çok küçük tümörler de tedavi edilebilmektedir. Hem stereotaktik radyocerrahi hem de IMRT planlaması yapılabilen bu sistemde ters planlama algoritması ile 3-boyutlu planlama yapılmaktadır.
 
İki adet Varian Clinac DHX High Performance + 80 MLC Lineer Hızlandırıcı
İki adet aynı özellikte Varian marka lineer hızlandırıcıya sahip olan cihaz 6 MV ile 18 MV X ışını enerjilerine sahiptir. Ark tedavisi, konformal tedavi ve IMRT tedavisi yapabilme özelliklerine sahip olan cihaz, 80 adet çok yapraklı kolimatöre (MLC) sahiptir. Ayrıca bu cihazların IMRT QA yazılımı da bulunmaktadır. Dinamik wedge özelliği olmasının yanında 15º, 30º, 45º, 60º sabit wedgelere de sahiptir. MLC sistemi sayesinde koruma bloklarına ihtiyaç duyulmamaktadır. Elektron tedavisi de yapabilen Clinac'ın 6 farklı enerji seviyesi bulunmaktadır. EPID sistemi ve amorf silikon dedektörleri sayesinde portal görüntüleme elektronik ortamda yapılarak doz değerlerine bakılabilmektedir. DICOM™ protokolüne uygun olan sistem Aria™ Network sistemiyle tüm cihazlara bağlıdır.
 
Elekta Synergy Lineer Hızlandırıcı
Elekta Synergy Lineer Hızlandırıcı, 80 adet MLC'ye sahip lineer hızlandırıcıdır. MLC'ler sayesinde koruma bloklarına gerek kalmadan istenilen geometride alanlar açılabilmektedir. EPID (elektronik portal görüntüleme sistemi) ile alan kontrolü elektronik ortamda yapılmaktadır. Düşük enerjili X ışını 6 MV, yüksek enerjili X ışını 18 MV dir. Aynı zamanda 6 farklı elektron enerjisine de sahiptir. Konformal radyoterapi için planlanan bu cihaz aynı zamanda IMRT opsiyonuna da sahiptir. Precise™ tedavi planlama sistemiyle 3-D konformal planlama yapılmaktadır. Karbon-fiber masası sayesinde tedavi tüm açılar için uygun hale gelmektedir.
 
GammamedPlus iX Brakiterapi HDR Sistemi
Ir-192 radyoaktif kaynağı kullanan Gammamed yüksek doz hızlı brakiterapi sistemidir. Brakiterapide radyoaktif kaynaklar hedef bölgenin içine ya da çok yakınına yerleştirilir. Bu sistemle beraber kendi TPS sistemi olan Varian BrachyVision™ tedavi planlama sistemi bulunmaktadır. Bu sistem 24 kanaldan hasta tedavisine imkan vermektedir.
 
GE™ Hi-speed NX/I BT Simülatör
Konvansiyonel simülatör cihazından farklı olarak BT üzerinden simülasyon yapabilen bu cihaz, kesit aralıklarını 1 mm ile 10 mm arasında olmak üzere her rotasyonda 8 adet kesit elde edilebilmektedir. Spiral tarama yapabilmektedir. Sitemin saniyede gerçekleştirdiği projeksiyon sayısı 1388'dir. Cihazın tetkik mesafesi 160 cm dir. Sistem içerisinde BT görüntüleri ile simülasyon yapmak amacıyla dörtlü hareketli lazer sistemi Advantage Workstation ve CT SIM™ yazılımı vardır. Sistemde 2 sıra halinde 46 adet katı hal dedektörü vardır.
 
Varian Acuity Konvansiyonel Dijital Simülatör Cihazı
Acuity cihazı ile tedavi planlama sisteminden gelen planlamalar 3 boyutlu simüle edilmektedir. DICOM ile tedavi planlamasına ve cihazlarına bağlı olan sistem konvansiyonel dijital simülatörlerin en son versiyonlarından biridir. Yazılım yükseltilmesi ile BT simülatör opsiyonu bulunmaktadır. Kullanıcı ara yüzü ve kullanıcı basitliği sayesinde simülasyon işlemi çok kısa sürmektedir. Dijital projeksiyon özelliğine sahip olan bu cihaz MLC simülasyonlarında hasta üzerine düşürdüğü MLC projeksiyon ile gantry'de MLC liflere ihtiyaç duymamaktadır. Karbon fiber masa sayesinde masadan kaynaklanan simülasyon sıkıntısı ortadan kalkmaktadır.
 
Elektron ve Foton Dozimetri Sistemleri #1 ve #2
Geniş bir dozimetri paketine sahip olan departmanımızın envanterinde 2 adet su fantomu ve sistemi, katı fantomlar, Marcus ve Advanced Marcus iyon odaları, 0.6 cc iyon odaları, 0.125 cc iyon odaları, TLD ve invivo diod vb gibi en son teknolojik sistemlerin yanı sıra, 2 adet 0.015 cc pinpoint iyon odası, 1 adet Diamond dedektör, 2 adet Roos iyon odası, 2 adet 729 2-D array iyon odası, 1 adet DAVID invivo dedektör sistemlerine sahiptir. Bu sistemlerle lineer hızlandırıcı cihazların kalite kontrol ölçümleri ve kalibrasyon işlemleri yapılmaktadır.
 
Cyberknife (Uzay Neşteri: Robotik Kollu/Robotik Masalı Linear Akseleratör) 
Stereotaktik radyoterapi ya da radyocerrahi, görüntüleme teknikleri (bilgisayarlı tomografi-BT, manyetik rezonans görüntüleme-MRG, pozitron emisyon tomografisi-PET/BT, anjiyografi) ile elde edilen bilgilerle tedavi edilecek hedef tümöre maksimum, çevre normal dokulara ise minimum doz uygulamak için bir çok farklı açıdan aynı merkeze yönelen ışın demetleri prensibine dayanmaktadır. Tedavi birden fazla fraksiyonda uygulanır ise “Stereotaktik radyoterapi”, tek fraksiyonda uygulanır ise “Stereotaktik radyocerrahi” olarak adlandırılır. Son yıllarda bu alandaki en önemli gelişmelerden biri, stereotaktik radyocerrahinin kranial ve kranium dışı lezyonlara Cyberknife® ile uygulama yapılmaya başlanmasıdır.
 
Cyberknife ile imaj füzyonu yardımıyla (BT, MRG, PET/BT, 3D anjiyo füzyonu) optimal hedef belirlenebilmekte ve klinik doğruluk sapması 1 mm içinde olacak şekilde daha homojen ve konformal tedaviler uygulanabilmektedir. Diğer tedavi cihazlarına göre önemli üstünlüğü, intrakraniyal lezyonların tedavisinde kafaya vidalanan bir çerçeve gerektirmemesi, dinamik ışın kullanımı ile tedavi sırasında hasta hareketlerini ve organ hareketlerini kompanse edebiliyor olması ve 20-30 sn'de bir kontrol radyogramlarıyla güvenli bir tedavi sunması sıralanabilir. Görüntü klavuzluğunda radyoterapi (IGRT) gibi, günümüzdeki en son radyoterapi teknolojisini kullanmaktadır. Dört-boyutlu radyoterapi olarak adlandırılan ve özellikle solunum ile hareketli olan organ tümörlerinde (başta erken evre akciğer kanserleri ve akciğere olan metastazlarda) solunum hareketlerini aktif olarak izleyerek eş zamanlı tedavi edebilen tek cihazdır. Robotik kolun lineer hızlandırıcı cihazı çok geniş bir yelpazede radyocerrahi ve radyoterapi imkanı sunmaktadır:
 
Beyin:
  • İyi huylu beyin tümörleri
  • Arteriovenöz malformasyonlar
  • Fonksiyonel tümörler
  • Kötü huylu beyin tümörleri (Erişkin ve çocukluk çağı, konvansiyonel eksternal tedavi ile kombine)
  • Metastazlar (1-3 adet)
 
Tüm vücut:
  • Akciğer kanserleri
  • Prostat kanserleri
  • Baş-boyun kanserleri
  • Vertebra tümörleri
  • Bazı gastrointestinal tümörler (başta pankreas)
  • Metastazlar (1-3 adet karaciğer ve akciğer metastazları)
 
Yoğunluk ayarlı radyoterapi (Intensity modulated radiotherapy-IMRT)
 
Özellikle düzensiz alanlarda, konvansiyonel radyoterapi ile normal dokuları koruyarak sadece tümör ve tümör içerme olasılığı olan dokulara maksimum dozu vermek çok zordur. Son yıllarda üç boyutlu planlama sistemlerinin ve dinamik multileaf kolimatör sistemli linear akseleratörlerin geliştirilmesi ile radyasyon demet yoğunluğunu değiştirerek tümöral dokuya maksimum doz verilirken, radyasyona duyarlı normal dokuları korumak mümkün olmaktadır. Yoğunluk ayarlı radyoterapi (YART: Intensity-modulated radiotherapy-IMRT) foton ışın profillerinin ayarlanmış akışı ile sonuçlanan karmaşık tedavi planlamasını ve dinamik radyasyon verilerek düzensiz biçimli yapıların ışınlanmasını uygun biçimde gerçekleştirebilen bir yöntemdir. Bu teknikte radyasyon yoğunluğu demet boyunca değiştirilmekte ve bu amaçla inverse tedavi planlama algoritmalarından yararlanılmaktadır. Inverse tedavi planlama işleminde, hedef ve kritik organlar ve istenen doz dağılımı tedavi planlama bilgisayarına tariflenmekte ve çeşitli demet kombinasyonları ile istenen optimal doz dağılımı elde edilmeye çalışılmaktadır. Son yıllarda YART özellikle beyin tümörleri, baş-boyun tümörleri, meme kanserleri, prostat kanserleri tedavisinde giderek artan oranda kullanılmaktadır. Yapılan çalışmalarda YART ile hedef hacimde konvansiyonel radyoterapiye göre daha homojen doz dağılımı elde edilirken, normal dokuların aldığı radyasyon dozunda azalmaya bağlı olarak daha az toksisite görüldüğü rapor edilmektedir.
 
Tüm vücut ışınlaması
 
Tüm vücut ışınlaması genellikle kemik iliği nakli öncesi ve bazı diğer hastalıklarda uygulanan bir tedavi yöntemidir. Hastanın tedavisi için -1. kattaki Lineer Hızlandırıcı cihazı kullanılır.
 
Tedavi öncesi hastaya yan etkileri azaltmak amacıyla serum takılır ve gerekli ilaçlar verilir. Bir ekip işi olan bu tedavide hasta bir sedye üzerinde yatırılır. Özel ölçümler yapıldıktan sonra iki yan alandan tedavi edilir. Hasta tedavi sırasında hiçbir şey hissetmez. Tedavi genellikle 20-40 dakika sürebilir, bu sürede hastanın hareket etmemesi çok önemlidir. Tedavi bittikten sonra hasta cihaz odasından çıkarılır. Genellikle üç gün ve 6 seans olarak uygulanır.
 
İki adet Varian Clinac DHX High Performance + 80 MLC Lineer Hızlandırıcı
 
İki adet aynı özellikte Varian marka lineer hızlandırıcıya sahip olan cihaz 6 MV ile 18 MV X ışını enerjilerine sahiptir. Ark tedavisi, konformal tedavi ve IMRT tedavisi yapabilme özelliklerine sahip olan cihaz, 80 adet çok yapraklı kolimatöre (MLC) sahiptir. Ayrıca bu cihazların IMRT QA yazılımı da bulunmaktadır. Dinamik wedge özelliği olmasının yanında 15º, 30º, 45º, 60º sabit wedgelere de sahiptir. MLC sistemi sayesinde koruma bloklarına ihtiyaç duyulmamaktadır. Elektron tedavisi de yapabilen Clinac'ın 6 farklı enerji seviyesi bulunmaktadır. EPID sistemi ve amorf silikon dedektörleri sayesinde portal görüntüleme elektronik ortamda yapılarak doz değerlerine bakılabilmektedir. DICOM™ protokolüne uygun olan sistem Aria™ Network sistemiyle tüm cihazlara bağlıdır.
 
Philips SL-25 Lineer Hızlandırıcı
 
Üç boyutlu konformal tedavi yapabilen bu konvansiyel cihazın 6 MV X ışını enerjisi bulunmaktadır. 4, 6, 8, 10, 12, 15 ve 18 MeV enerjilerine sahip elektron demetleri üretebilen SL-25 dörtlü simetrik asimetrik kolimatör sistemine sahiptir. Kritik organları korumak için serrobend koruma blokları kullanılmaktadır.
RADYOTERAPİ İLE KANSER TEDAVİSİNDE YENİ GELİŞMELER
Tümör çevresinin zarar görmesi önlenebilir
Bun­dan 10-15 yıl ön­ce­sin­de rad­yo­te­ra­pi te­da­vi­sin­de tü­mö­rü ka­çır­ma­mak için ge­niş bir ala­nın ışın­lan­ma­sı ge­re­ki­yor­du. Bu plan­la­may­la he­def­len­miş olan tü­mö­rü ka­çır­ma ris­ki ön­le­ne­bi­li­yor­du. An­cak tü­mör­le bir­lik­te çev­re­sin­de­ki kri­tik or­gan­la­rın da ışın­lan­ma­sı gi­bi çok cid­di bir so­run olu­şu­yor­du. Gü­nü­müz­de ise tü­mö­rün içi­ne yer­leş­ti­ri­len ‘al­tın işa­ret­le­yi­ci­le­r' sa­ye­sin­de ar­tık tü­mö­rün ye­ri, ha­re­ke­ti ve ko­or­di­nat­la­rı ko­lay­lık­la tes­pit edi­le­bi­li­r. Bu sa­ye­de tü­mö­re yük­sek doz ve­ri­lir­ken çev­re­sin­de bu­lu­nan kalp, ak­ci­ğer ve­ya böb­rek gi­bi kri­tik or­gan­la­rın da ışın­la­na­rak ha­sar gör­me­le­ri bü­yük oran­da ön­le­ne­bi­li­r.

Yüksek doz ışın vererek tümör yok edilebilir
Es­ki­den vü­cut­ta ge­niş alan ışın­lan­dı­ğın­da tü­mö­re yük­sek doz­da ışın ve­ri­le­mi­yor­du. Da­ha az doz ve­ril­di­ğin­de ise tü­mör yok edi­le­mi­yordu. Gü­nü­müz­de sa­de­ce he­def­le­nen böl­ge ışın­lan­dı­ğı için kan­ser­li böl­ge­ye yük­sek ışın­la­ma ya­pı­la­bi­li­r. Yük­sek doz ışın ver­mek de tü­mö­rü da­ha iyi yok ede­bil­meyi ve tekrarlamasını en­gel­le­meyi sağlar

Rad­yo­te­ra­pi sü­re­si 2-3 da­ki­ka­ya in­di
Rad­yo­te­ra­pi te­da­vi­sin­de­ki en bü­yük prob­lem­ler­den bi­ri, gün­lük te­da­vi sü­re­siy­di. Gü­nü­müz­de te­da­vi sü­re­si­ni kı­salt­mak için “vo­lü­met­rik ark te­ra­pi­” adlı VMAT tek­ni­ği ge­liş­ti­ril­di. Bu tek­nikle es­ki­den 30 da­ki­ka sü­ren te­da­vi ar­tık 2-3 da­ki­ka­da ta­mam­la­na­bi­li­r

Seans sayıları azaldı
Ste­re­otak­si tek­ni­ği sa­ye­sin­de, uy­gun tü­mör­ler­de yük­sek doz­la­ra çı­kıl­ma­sı se­ans sa­yı­sı­nı dü­şür­dü. Ör­ne­ğin ak­ci­ğer kan­se­rin­de es­ki­den uy­gun has­ta­lar­da te­da­vi 3-35 se­ans­ta ta­mam­la­nır­ken, bu­gün tüm iş­lem­ler 3-5 se­ans­ta bitebilir.

Radyasyon kaynaklı yan etki azaldı
Gü­nü­müz­de he­de­fi ışın­lar­ken kom­şu or­gan­lar­da­ki ya­pı­lar ko­ru­na­bil­di­ği için yan et­ki­ler ar­tık has­ta ta­ra­fın­dan to­le­re edi­le­bi­lir hâ­le gel­di. Ör­ne­ğin pros­tat kan­se­ri te­da­vi­sin­de pros­ta­tı ışın­la­mak is­ter­ken has­ta­nın rek­tum ve me­sa­ne­si de ışın­lan­dı­ğı için bu böl­ge­de ka­na­ma gi­bi cid­di bir so­run or­ta­ya çı­kı­yor­du. Gü­nü­müz­de ise bu tür ka­na­ma­la­ra çok en­der rast­la­nı­yor

Formunuz Gönderiliyor

Lütfen Bekleyiniz...